"Bir güzel hikaye." ya da "Güzel bir hikaye."
Ben ilkini tercih ediyorum.
Ben ilkini tercih ediyorum.
Bu şarkıyı on beş
yaşımdayken dört yıl boyunca adını bilmeden, hiçbir kaydı elimde yokken,
hafızamda loop’a atıp kafamın içinde defalarca dinleyerek sevdim. O kadar çok
sevdim ki bir gün, sonbahara yaklaşırken serin bir akşamüstü karşıma çıktı.
Camları açıp son ses doya doya dinlediğimi hatırlıyorum. O akşam yine fil gibi
kabarmıştı kalbim. Bazen olur ya öyle. Nasıl hasret giderdim ben bu şarkıyla,
nasıl nasıl. Hafızama hapsettiğim halini serbest bıraktım. Hafifledim,
hafifledim, uçan balon oldum ve uçtum. Rüzgardan rüzgara yüzdüm. O akşam, bir
güzel akşamdı.
O akşamdan sonra
birçok şey oldu. Yazamayacağım, yazabilecek olsam da üşendiğim veya hatırlamak
istemediğim şeyler. Çok acayip günler oldu. Saçma sapan ve olağanüstü bir sürü
şey öğrendim, geldim. Bu akşam hava soğuk ve yağmurlu. Bir de Una Bella
Historia çıktı karşıma yeniden. Çok iyiyim, ilk dinlediğim akşamki gibiyim.
Yemin ederim neredeyse o akşamki gibiyim ve bunun olması o kadar önemliydi ki,
gözlerim doluyor heyecanımın şiddetinden. Baştan başlamak çok zor ve tesadüfi
bir şeydir. Ben baştan başlıyorum çünkü şansım döndü ve başıma bir güzel
tesadüf geldi.
Mersi Michel.
Mersi Caterina.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder