26 Mayıs 2013 Pazar

Una Belle Histoire.



     "Bir güzel hikaye." ya da "Güzel bir hikaye." 
Ben ilkini tercih ediyorum.

     Bu şarkıyı on beş yaşımdayken dört yıl boyunca adını bilmeden, hiçbir kaydı elimde yokken, hafızamda loop’a atıp kafamın içinde defalarca dinleyerek sevdim. O kadar çok sevdim ki bir gün, sonbahara yaklaşırken serin bir akşamüstü karşıma çıktı. Camları açıp son ses doya doya dinlediğimi hatırlıyorum. O akşam yine fil gibi kabarmıştı kalbim. Bazen olur ya öyle. Nasıl hasret giderdim ben bu şarkıyla, nasıl nasıl. Hafızama hapsettiğim halini serbest bıraktım. Hafifledim, hafifledim, uçan balon oldum ve uçtum. Rüzgardan rüzgara yüzdüm. O akşam, bir güzel akşamdı.

     O akşamdan sonra birçok şey oldu. Yazamayacağım, yazabilecek olsam da üşendiğim veya hatırlamak istemediğim şeyler. Çok acayip günler oldu. Saçma sapan ve olağanüstü bir sürü şey öğrendim, geldim. Bu akşam hava soğuk ve yağmurlu. Bir de Una Bella Historia çıktı karşıma yeniden. Çok iyiyim, ilk dinlediğim akşamki gibiyim. Yemin ederim neredeyse o akşamki gibiyim ve bunun olması o kadar önemliydi ki, gözlerim doluyor heyecanımın şiddetinden. Baştan başlamak çok zor ve tesadüfi bir şeydir. Ben baştan başlıyorum çünkü şansım döndü ve başıma bir güzel tesadüf geldi.

     Mersi Michel.

     Mersi Caterina.

Hiç yorum yok: