29 Haziran 2011 Çarşamba

Kaygılarını sev.



/Hoop! Videoyu eklediğim an deprem oldu. Not düşelim./

Kötüyüz. Biliyorsunuz değil mi?

İçimizde, duygularımızın şeklini değiştiren bir madde var. Bazılarımızın görmezden geldiği, bazılarımızınsa alenen asıldığı bir madde. Bu, sevgiyi nefrete dönüştüren bir iksir. Yardımseverliği bencilliğe, mutluluğu mutsuzluğa, umudu umutsuzluğa dönüştürüyor karşı konulamaz bir hızla. Ama bir bakın, değer yargılarımıza bir bakın. Mutluluğu, mutsuzluğa tercih etmemiz gerektiğini kimden öğrendik? Kararlı biri olmak neden karakterli biri olmakla aynı kalitede?

Daha önemlisi, kaygılarımızı neden terkediyoruz?

Olumlu ya da olumsuz tüm duygulara olan yaklaşımımızı resetleseydik, yine aynı seçimleri mi yapardık? Sanırım bu soruya dürüstçe verilmiş bir cevap, kendi fikrimizi tanımamıza olanak sağlayacaktır.

Tamam kötüyüz de.. kötü olmak neden bu kadar kötü? Kötü olmak severek yapılan bir iş olamaz mı? Gargamel asla mutsuz değildi. Kötü ruhlu kraliçeler her zaman kaybettiler ama onların da mutsuz olduklarını hiç duymadık. Dürüst olduklarına eminiz ama, değil mi? Pollyanna'nın tam bir akıl hastası olduğunu farkedip, onunla dalga geçmeye başlamış bir kuşağın çocuğu olduğum için dönemimle gurur duyuyorum!

Kaygı, insan ruhuna yaşadığını en çok hissettiren duygu. Ona en yakışan aynı zamanda. Açılımını bilmediğim, NLP denilen işle meşgul olan insanlar ve sanırım benzer işi yapan kişisel gelişim uzmanları ve psikiyatrlar ve psikologlar yeni bir ordu yaratarak kaygılarımızı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Neden? 'Normal' olmamız için mi? Bir duyguyla başa çıkamayıp onu ortadan kaldırmak, insanı 'normalleş'tirir mi? Kelimenin kökü bile bir şeyleri hizaya sokma telaşında. 'Norm'. Neyse.

Kaygılarım var, sokakta yürüyorum. Dünya kırmızı. Kaygılarım var. Ayaklarımı bastığım asfalt sıcak. Kaygılarım var. Karşıdan karşıya geçmeden önce sağa-sola bakıyorum. Kaygılarım var. Üstüne bir de nefes alıyorum. Soluk boruma değen her zerreyi hissediyorum. Bir damla ter akıyor. Omuzlarımdan sırtıma doğru iniyor. İçim ürperiyor. Kaygılarıma tutunuyorum, hiç öyle gülümsemeye filan gerek yok. Kötü kalpli kraliçenin tacını takıyorum başıma. Kaygılarım.. başımın üstünde yerleri var.

Hiç yorum yok: